Artık cep telefonu görüşmeleri 5+1 ses formatında: Birinci hikayemiz güzide minibüslerimizden birinde geçiyor. E-5 i kullananlar bilir bu minibüsler 100km/s 'e kısa bir zamanda çıkabilir, motorsiklet edasıyla sollama yapabilirler. Neyse konumuz kaynamasın; ayakta gidiyorum, çok rahatım, sardalye kıvamının çok altında çantamı omuzuma asabilecek kadar yer var. Birinin cep telefonu çalıyor derken bir diğeri, bir diğeri, bir diğeri ve bir diğeri... Aynı anda görüşmeler başlıyor, her kafadan ayrı bir ses, her telden çalıyorlar... Minibüsün sallama kıvamı yayık ayran yapmaya müsait ,ciğerlerim zaman zaman yutağımda hissediliyor, hafifçe yutkunup geri itekliyorum. Şöyle bir düşününce, Sağımda solumda ayrı ses veren kafalar, minibüsün sallantısıda diskolardaki bas ı aratmayacak kadar sarsıcı (ne çok giderim ya örneğe bak) ,a o da ne!? Resmen home theatre kurulmuş etrafıma. Hemde 5.1 dolby digital. Daha gerçekçi bir ses efekti dijital de olsa olamaz, woofer 10000W gücünde , bu sistemi almaya kalksan nereden baksan binlerce lira (yeni Türk Lirası demiyorum, artık kalkıyormuş, 200TL ler yoldaymış,mola yerinden aradılar) Velhasıl artık 5+1 kanal cep tiyatrosu "in da house" ... Geleceğin Yasemin Dalkılıç 'ı : Minibüs henüz hareket etmişti, yanımda oturan hanımın kucağında 11-12 yaşlarında bir kız çocuğu oturuyordu. Evet kucağında. Bir an için hanımın 2 kişilik yer kapladığı için çocuğu kucağına aldığını düşündüm. Ancak çocuk parayı 1 kişilik uzatınca hanımın oturma sınırlarını çeşitli bölgelerden taşırdığını anladım. Kız okul başarılarını anlatıyordu sanırım, yada dershane bilemeyeceğim, duymamak için meditasyon yapıyordum. Yanlız ilgi çekici husus şuydu minibüs hareket ettiğinde anlatmaya başlayan çocuk yolu yarıladığımızda hala nefes almamış heyecanla anlatıyordu. Çok duygulanmış olan hanım annesi olacak, arada, "evet, hmm, hummm, hhhhhh" gibi homurtular çıkarıyordu. Yerin yetmemiş olabileceğini düşünerek sola doğru kaymaya çalıştım, belkide nefes almada zorlanıyordu, bilemeyeceğim, dedim ya, dinlememeye çalışıyor meditasyon yapıyordum. Çocuk devam ediyordu, hala soluklandığını görmemiştim, en az 6-7 dakika olmuştu. Hani herhalde lafını tamamlayıp yere düşecek falan dedim. Bu arada, o kadar bunalmıştım ki yaptığım meditasyon bir fili medite edebilirdi, ancak hala beni edememişti. Bir an kız esnedi !! Ses yoktu,ineceğim yere yaklaşmıştım, hemen ayağa kalkıp bu sükunetin daimi olabileceği, minibüsün dışına çıkma gayesi içerisinde "ışıklarda inecek var" dedim ve indim. Kendime geldiğimde kızın 1 nefeste yapabildiklerini hatırladım ve sessiz kalarak, rahatsızlık vermeden bu yetisini kullanabileceği nihayi yer aklıma geldi : DENİZİN DERİNLİKLERİ
|