Neden " Mim " lendim? " Mim " lenmek bloglarda yeni bir trend . Bir arkadaş bir konu açıyor ve kendi yorumlarından sonra istediği diğer arkadaşlarına paslıyor bu konuyu... Bir bakıma e-postalarda oluşan Fw:Re:Fw:Re:Fw:Re:Fw:Fw:Re tarzı herkesin birşey eklediği bir olgu... Bana paslanan " mim " En Sevdiğiniz Yalanlar 'dan yola çıkılmış , " Yalanlar Üzerine " teması. Paslayan Mustafa 'ya teşekkür ediyor, neler yazabileceğime bakıyorum... En Sevdiğim(!) Yalanlar Aslında ben neredeyse "hiç" yalan söylemem. Neredeyseyi tevazu etmek için yazdım. Çünkü hakikaten "hiç" yalan söyleyemem. Ama söylesem herhalde şunları söylerdim : I. "Hah, ben mi ! Nefret ediyorum o kızdan be ! " (hoşlanma durumunun anlaşılması üzerine yalanlama cümleceği) II. "Hayattada gitmem o konsere! Gürültü, ses kirliliği, pis pis kokacak insanlar, iç içe ıyyyy !" (gidilemeyen konserin çekiciliğinin kendi içinde yalanlanarak arzunun bastırılması) III. "Hava çok iç sıkıcı bugün zaten, nemden midir nedir, bir basıklık var değil mi sanki ?!" (bir sorun çıkmış gezme planı iptal, içini rahatlamaya çalışma pozisyonu) IV. "Çıkacağından değil işte, geyik olsun diye oynuyorum..." (sayısal loto, şans topu, on numara birşey oynanmış, bir çıksada dertlerim bitse modu. "çıkarsa seni tanır mıyım beeeea !" içsel kin dürtüsü oluşmuş) V. "Orada ben olacaktım var yaaaa! " (sert erkek olunması gereken pozisyon söz konusu, ancak hakiki olay endişe verici düzeyde. "salak adam kaçsana, belli dövecekler işte, topukla topuklaaaa !") Bende bu " mim " i aksaray'dan hale jale, çankırı'dan lale, üsküdar'dan da CEZA 'ya paslıyorum. Hiiiza yok nizam , herşey şaka gibi sanki bir nisan, kapı gibi açılmış bütün özentilerin ağzı burnu, yazacam bi' çoğuna kitliiicam !
|